Hakkımızda
Yönetim Kurulu
Basın Açıklamaları
Şube Başkanlıklarımız
Genel Başkanımızdan
Genel Bşk. Yardımcımızdan
Başkanlarımızdan
Başkanlar Kurulu
Hukukçu Gözüyle
Hukuk Köşesi
Şiir Köşesi
TÜED Kitaplar
TÜED Basın
TÜED Bülten
Linkler
Videolar

 

Anıttepe Mh. Işık Sk. 11/1
Tandoğan - Ankara
Santral: 0312 230 34 28-29-89
Fax: 0312 230 16 41-92
tued@tued.org.tr
 

Hukukçu Gözüyle ;

Cafer Tufan YAZICIOĞLU
Hukuk Danışmanı
Bartın Eski Milletvekili

TÜRKİYE EMEKLİLER DERNEĞİ 41.YIL ETKİNLİKLERİ ve
"SOSYAL GÜVENLİKTE NORM VE STANDART BİRLİĞİ" PANELİ

Türkiye'nin üye sayısı itibariyle en büyük sivil toplum kuruluşu TÜRKİYE EMEKLİLER DERNEĞİ 41. yaşında. Bu nedenle düzenlenen etkinlikler kapsamında 16 Kasım günü" Sosyal Güvenlikte norm ve standart birliği" paneli düzenlendi. Panelistlerden Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fehim Üçışık; "Emekli, dul ve yetimin gelirlerinin artırıldığı yıllarda ülke ekonomisinin olumlu yola girdiğini, az artış yapıldığı yıllarda da talep düşüklüğüne bağlı istihdamda azalma olduğu" tespitinde bulunarak primde alt sınır olarak asgari ücretin, üst sınır olarak en yüksek devlet memuru ücretinin esas alınmasını önerdi. Üçışık, sosyal yardım uygulamasının haysiyet kırıcı olduğunu, kayıt dışılık ile mücadele edilmesini, yaşlılık aylıklarının yeterli seviyeye yükseltilmesini belirtirken, sosyal güvenlikte sistemin çalışan neslin önceki nesle para ayırması olması gerektiğini ifade etti. Adalet sağlanmadan, eşitlik sağlanmadan tek kurum olmanın bir anlam ifade etmeyeceğini belirten Üçışık sermayenin emekli "maaşları artsın" dendiğinde kaynak nerede'yi sormasını anlayamadığını, yaşanan krizlerin yapay olduğunu, insan gibi yaşayacak ücret ve emekli aylığının tespitinin İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa sosyal şartı ve Anayasa'mız gereği olduğunu belirtti. Sosyal güvenlikte çok sayıda kanun değişikliğinin sistemi bozduğunu, emeklilik şartlarının kolaylaştırılmasını, emeklinin çalışmak zorunda kalmamasının sağlanmasını, işçi ve bağ-kur emeklileri için İNTİBAK'ın bu teknoloji ile yapılmasının çok kolay olduğunu da sözlerine ekledi.
Panelist Sosyal Güvenlik Müfettişleri Derneği Başkanı Saadettin Orhan; emeklilerden aylıklarındaki eşitsizlik konusunda çok serzeniş aldığını, aylıklar arasındaki uçurumun açılmaya devam ettiğini, sosyal güvenlikte kazanılmış hakların korunmadığını, aylıkların yüzdeli artışlar nedeniyle eridiğini, bağ-kurluların basamak mağduru olduğunu onlar içinde intibak yapılması gerektiğini belirtti. Sosyal güvenlik mantığına ters düşen uygulamalar olduğunu, 2008 sonrası çalışmalarda çalıştıkça bağlanacak aylığın düştüğünü, milli gelirden pay verilmemesinin hak kaybına neden olduğunu belirten Orhan;" emeklinin büyümeye katkısı yok" yorumlarının yanlış olduğunu oysa emeğin bir önceki neslin biriktirdiği stok değer olduğunun unutulmamasını çözümün katsayı ve gösterge sistemine dönülüp, güncelleme ile yapılacak bir İNTİBAK olması gerektiğini belirtti.
Diğer panelist Türk-İş Araştırma Müdür Yardımcısı Namık Tan;" sosyal güvenlikte norm ve standart birliğine aykırı uygulamalar ile birilerinin kayrıldığı, birilerinin cezalandırıldığını, 1978'de katsayı ve gösterge sistemine geçilirken göstergelerin düşük belirlendiğini, bu nedenle prim kazançlarının ve aylıkların düşük kaldığını, bugün emekli olanın 3 ayrı kanuna göre aylığının hesaplandığını, İNTİBAK'ın gecikmiş hak olduğunu" belirtti.
Panelden çıkan sonuç;" sosyal güvenlikte yerleşmiş bir sistemin olmadığı, sistemsizliğin adaletsizlik ve eşitsizlik yarattığıdır" . Tek çözüm işçi ve bağ-kur emeklileri için katsayı ve gösterge sistemine dönüş ve tek tek İNTİBAK'larının yapılması, belli bir yıl içinde gelir ve aylıkların eşitlenmesidir.
Etkinliklere katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Faruk Çelik hükümet programındaki gibi en önemli önceliklerinin İNTİBAK konusu olduğunu, bunun için sosyal taraflarla toplantılar yaptıklarını, 2012 yılında kanunun çıkacağını, uygulamanın 2013 Ocak ayında olacağını ifade etti. Oysa 2012 yılı programında intibak'ın yapılacağı açıklanmıştı. Bu ertelemenin neden olduğu anlaşılamadı. Dosyaların tek tek ele alınacak olması nedense, bugünkü teknolojide bunun yapılacak bir programla çözümü kolaydır.
Bakan populist bir yaklaşımda olmayacaklarını, İNTİBAK'ta; 1981–2000 arası aylık bağlama sistemindeki farklılıkların, büyüme hızının yansıtılmamasından doğan eşitsizliğin giderilmesini anladıklarını belirtti. 1981–2000 arası emekli olanların prim gün sayısı aynı, prim tutarı aynı olanların aylıklarını eşitleyeceklerini belirten Bakan, Bağ-kur'da ve 2000 sonrası emeklilerde intibak'ı gerektirecek bir durum olmadığını ifade etti. Panel'den çıkan sonuç ile Bakan'ın açıklamaları arasında çelişki açıktır. Çalışma süresi uzadığına göre ne yapılmasını Bakanlık yeniden değerlendirmeli, sosyal taraflarda ne yapılması net olarak ortaya koymalıdırlar. Bu nedenle TÜRKİYE EMEKLİLER DERNEĞİ'nin düzenlediği panel ve çalıştayların takibi adaletli bir çözüm için gereklidir.
Etkinliklerde TÜRKİYE EMEKLİLER DERNEĞİ'nin Sosyal Güvenlik Başmüfettişi Selim Gürleyik'in tesbiti ile "ATATÜRK ve arkadaşlarının Sosyal Güvenlik Kurumuna 79 Emaneti için düzenlenen ŞÜKRAN PLAKETİ töreni anlamlıydı. 15.12.1948 yılında 5269 sayılı Kanunla Sivas kongresince seçilen temsil heyeti üyeleriyle TBMM'nin birinci döneminde bulunan üyelere vatani hizmet tertibinden aylık bağlanması öngörülmüş ve her yıl bütçe'de V. Sayılı cetvelle göstergeleri belirlenmiştir. Bu 79 kişiyi temsilen Sivas temsilcisi Y. Ziyaettin Başara'nın kızı Lütfiye Başara ve oğlu Ata Başara'ya şükran plaketleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Faruk Çelik tarafından takdim edilirken, duygusal anlar yaşandı.
Cumhuriyetimizin kurucusu ATATÜRK ve arkadaşlarını minnet ve şükranla anıyor, ATATÜRK'ün yolunda onun önerdiği, yaşlı ve emekli vatandaşlara sahip çıkmanın onlara minnet hissi duymanın sağlanması için çalışmalar yapan TÜRKİYE EMEKLİLER DERNEĞİ'nin 41. yılını kutluyor, kurucularına şükranlarımı sunuyor, yönetici ve üyelerine teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

 
© copyright 2007 webdesign: merdiven reklam tanıtım