Hukukçu Gözüyle ;
Cafer Tufan YAZICIOĞLU
Hukuk Danışmanı
Bartın Eski Milletvekili
EMEKLİNİN İNTİBAK SORUNU
Farklı tarihlerde yürürlükte bulunan gösterge tablolarına göre emekli olanların aylıkları arasındaki farklılıklarla, 506 sayılı Kanunun aylıkların hesaplanmasına ilişkin maddesinin farklı tarihlerde yürürlüğe giren kanunlarla düzenlenmesi nedeniyle farklı sistemlere göre hesaplanan aylıklar arasında oluşan farkların giderilmesine İNTİBAK işlemi diyoruz.
1.1.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunla emekli aylıklarının hesaplanmasında gösterge ve katsayı sistemi uygulamadan kaldırılmış, ortalama kazanca göre hesaplama esası getirilmiştir. 4447 sayılı Kanunun iptali istemi ile anamuhalefet partisince açılan davada Anayasa Mahkemesi 1999-42 Esas 2001-41 Karar sayılı ve 23.02.2001 tarihli ilamında; yapılan değişikliğin kazanılmış haklarla ilgisini görmemiş iptal istemini reddetmiştir. 506 sayılı yasanın değişen aylık hesaplanmasına ilişkin maddeleri Anayasaya aykırı görülmemiştir. Mahkeme Anayasa'nın 10. Maddesindeki eşitlik'i yorumlarken "aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez" yorumu ile eylemsel değil hukuksal eşitliği benimsediğini açıklamıştır. Anayasa Mahkemesi aynı kararında gelir ve aylıkların artışının tüfe deki artışa bağlanmasını devlet memurları yönünden anayasaya aykırı bulmuş, bağ-kur ve sigortalılar yönünden ise aykırı bulmamıştır.
Sivas İş Mahkemesinin Bağ-Kur'lularla ilgili talebinde, Anayasa Mahkemesi 2004/5 esas 2008/111 karar sayılı ve 29.5.2008 tarihli kararında; aylık bağlama zamanı ve koşulları farklı olan sigortalılar arasında eşitlikten söz edilemeyeceğini kabul etmiştir. Bu davada Sivas İş Mahkemesi 4447 sayılı yasa ile gelir basamaklarının tüfe oranına göre artırılmasını anayasaya aykırı bulmuştu. Mahkeme" Anayasa'nın 10. Maddesinde kanun önünde eşitlik ilkesi belirtilmiştir. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Anayasa'nın amaçladığı eşitlik eylemli değil hukuksal eşitliktir. Durum ve konumlardaki farklılık ve özellikler, kimi kişiler veya topluluklar için değişik kural ve uygulamalar gerekli kılar" yorumunu yapmıştır. Mahkeme kuralla, gelir basamaklarının artırılmasında kentsel yerler tüketici fiyat indeksi artış oranının uygulanması enflasyon karşısında sahip olunan değerin korunduğunu, gayrisafi yurtiçi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızının uygulanması ise büyüyen ekonomiden verilen payı gösterdiğinden, böylece enflasyon karşısındaki kıymetin korunması ve bir artı değer kazanmasının amaçlandığı gözetildiğini, buna bağlı olarak yaşlılık aylıklarında farklılık bulunmayacağından, eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilemeyeceğini kabul etmiştir.
Anayasa Mahkemesi 2003/27 E 2007/84 karar sayılı ve 22.11.1997 tarihli kararında eşitliğin ilgili yılda emekli olanlar arasında aranacağını kabul etmiştir. Ayrıca sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmayan, aktüeryal dengeler, ekonomik istikrar ve mali kaynakların yeterliliği ölçütleri göz önünde tutularak yapılan düzenlemeler için anayasaya aykırılık kabul edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi 5510 sayılı yasa ile ilgili 2006/ 111 esas 2008/112 karar sayılı 15.12.2006 tarihli kararında; aylıkların tüfe oranı kadar artırılmasının öngörülmesini, ulusal gelirdeki artış payının emekli aylıklarına yansıtılmamasını bağ-kur ve sigortalı emekliliği yönünden Anayasaya aykırı bulmamıştır.
Görüldüğü üzere Anayasa Mahkemesi tüm kararlarında intibak işlemini kabul etmemekle, bunun olmamasını eşitlik ilkesine aykırı bulmamakla, aylıklardaki tüfe artışına bağlı sistemi de sigorta ve bağ-kur emeklileri yönünden kabul etmektedir. Anayasa'nın 152. Maddesi gereği Anayasa Mahkemesi kararına konu edilen kanunlar için kararın ilanından itibaren 10 yıl geçmeden Anayasa Mahkemesine tekrar başvuru yapılamamaktadır.
Bugünlerde medyadan düşmeyen Ankara 5. İş Mahkemesinin 2009- 734 esas sayılı dosyasındaki konuya gelince; Bu dosyadaki dava konusunun ve alınan bilirkişi raporunun intibak ile ilgisi yoktur. Konu sadece şu anda yürürlükte olmayan 4447 sayılı yasa ile 506 sayılı yasaya eklenen ve aylıkların tüfe oranında artırılması ve bütçe kanunu ve diğer kanunlarla emeklilere verilen ilave artışlardır. Bu düzenlemelerin Anayasa aykırılığı ileri sürülmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda daha önce yukarıda arz ettiğimiz kararları verdiğinden yeniden inceleme yapıp yapmayacağı belli değildir. Anayasa Mahkemesi talebi kabul ile dava konusu maddeleri iptal ederse sadece aylıkların artışı ile ilgili düzenleme iptal edilmiş olur, intibak olmaz. İntibak için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır. Bu konunun kamuoyuna intibak işlemi gibi aktarılmasını anlamak mümkün değildir. Hukukçu olmayanların hukuki yorum yapmaları nasıl yanlışsa, hukukçularında araştırma yapmadan, inceleme yapmadan açıklama yapmaları da yanlıştır. Bunlar hukuk devletinden uzaklaşmamıza neden olur. Bir an için anayasa mahkemesi 4447 sayılı yasayı iptal etse bile o yasayı ile getirilen düzenleme şu anda yürürlükte olmadığından ve yerine 5510 sayılı yasa yürürlükte olduğundan, iptal işlemleri geriye de yürümeyeceğinden kararın bir anlamı olmayacaktır. Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümediğinden geçmişe yönelik bir alacaktan da söz edilemez.
Türkiye Emekliler Derneği üyesi Nadir Üşekçioğlu adına Ankara 3. İş Mahkemesi 2009/1009 esasında dava açmıştır. Bu davada kazanılmış hakların elden alındığı, eşitsizlik yaratıldığı iddia edilmiş, katsayı ve gösterge sisteminden çıkmanın ortaya çıkardığı hukuksuzluk ve eşitsizlik ortaya konulmuş, bu durumun uluslar arası sözleşmeler ve insan hakları evrensel beyannamesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ve bunların Anayasamızın 90. Maddesi gereği öncelikle uygulanması istenmiştir. Buna göre dava tarihindeki emeklilik halinde maaşın ne olması gerektiği dava konusu yapılarak intibak konusu mahkemeye taşınmıştır. Bu dava konunun İnsan Hakları Mahkemesine de taşınmasına imkan verecek zemindedir. Anayasa mahkemesi ve İnsan Hakları Mahkemesi Kararları devletleri yeni ve adil yasa yapmaya zorlayıcı düzenlemelerdir. İntibak, yeni bir kanun düzenlemesini zorunlu kılmaktadır. Türkiye Emekliler Derneği İntibak konusunu gündeme getiren ve yıllardır gündemde tutan bu konuda her türlü mücadeleyi veren tek kuruluştur.
Emekli dul ve yetim bu güçlü örgütüne sahip çıkmalı ve onun mücadelelerine destek vermelidir. Aksi halde kaybeden kendisi olur. Bu örgütler vatandaşımızın birlik ve beraberliğinin güçlü simgesidirler. Bunlara saldırı birlik ve beraberliğe saldırıdır. Türkiye Emekliler Derneği tüm Türkiye'ye yayılmış şubeleri ile insanların birbirine sevgisini, saygısını, kardeşliğini ve dostluğunu pekiştiren dünyada eşi ve benzeri olmayan bir sivil toplum kuruluşudur. Vatandaşı devlete ve siyasi yaşama bağlayan köprü görevini yapar. Derinlere kök salan çınar ağaçlarına bir şey olmaz ama yerden birden bire bitiveren balkabaklarını gün gelir kırağı bir anda yok ediverir. |