MIME-Version: 1.0 Content-Type: multipart/related; boundary="----=_NextPart_01C9CCD2.DBE842C0" Bu belge Web Arşivi olarak da bilinen Tek Dosyalı Web Sayfasıdır. Bu iletiyi görüyorsanız tarayıcınız veya düzenleyiciniz Web Arşivi dosyalarını desteklemiyor demektir. Lütfen Windows® Internet Explorer® gibi, Web Arşivlerini destekleyen bir tarayıcı yükleyin. ------=_NextPart_01C9CCD2.DBE842C0 Content-Location: file:///C:/204792A9/sosyalguvenlikuygulamalari.htm Content-Transfer-Encoding: quoted-printable Content-Type: text/html; charset="us-ascii"
SOSYAL GÜVENLİK
UYGULAMALARI
&Uum=
l;lkemizdeki
sosyal güvenliğin tarihsel gelişimi incelendiğinde, sos=
yal
güvenliğin normlarını belirleyen ILO'nun 102 ve 118
sayılı Sözleşmelerinin uzağında kalan haklar =
ve
eşit olmayan uygulamalar söz konusudur. Nüfusumuzun öne=
mli
bir bölümü sosyal güvenlik haklarından yoksun
bulunmaktadır. TÜİK Hanehalkı İşgücü
Anketi en son verilerine göre, 21 milyon 350 bin istihdamın
yüzde 45'i her hangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna
kayıtlı olmadan çalışmaktadırlar. Bu tablo,
sosyal güvenlikteki yetersizlikleri göstermektedir. Türkiye'=
nin
de kabul ettiği 102 sayılı ILO Sözleşmesinde,
nüfusun tamamının sosyal güvenlik kapsamına
alınması, 118 sayılı ILO Sözleşmesinde ise,
sosyal güvenlikte eşit muamelenin sağlanması
öngörülmektedir. Bu ilkelere göre mevzuatların
oluşturulması ve uygulanması, toplumların risklere
karşı korunmasının alt sınırları
çizilmiştir.
T&uu=
ml;rkiye,
60'lı yıllardan itibaren ekonomik ve sosyal yönden
gelişmeyi ve kalkınmayı bir bütün olarak kabul
etmiş ve bunu sağlamak için planlı kalkınma yolu=
nu
seçmiş bir ülkedir. Planlı dönemde sosyal
güvenlik alanında önemli aşamalar kaydedilmiştir.
Bunlar arasında, 1965'de 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasas&=
#305;'nın
çıkarılması, 1971'de BAĞ-KUR'un kurulması,
1984'de Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar
Yasası'nın çıkarılması, 1999 yılı=
nda
4447 sayılı Yasa ile İşsizlik Sigortasının
kurulması, son olarak ta 2008 yılında SSK, Bağ-Kur ve
Emekli Sandığı'nın tek çatı altında
toplanması sayılabilir.
Plan=
lı
kalkınma döneminde sosyal güvenlik alanında önemli
gelişmeler kaydedilmesine karşın, günümüz
Türkiye'sinde sosyal güvenlik hala bir sorun olarak
karşımıza çıkmaktadır. Kalkınma
Planlarında belirlenen ilkelere çoğu zaman
uyulmamış, toplumun beklentileri yeterince
karşılanmamıştır. Kalkınma Planları Sosy=
al
Güvenlik Özel İstihdam Komisyon Raporları, sivil toplum
kuruluşları ve bilim adamlarının ortak
katkılarıyla hazırlanmış ve önemli ilkeler
belirlenmesine rağmen, Hükümetlerin farklı yönteml=
erle
değişikliklere gitmesi, bugünkü sorunların
kaynağını oluşturmuştur
Sosy=
al
güvenlikte geçmişten gelen dağınık yapı=
;,
tek çatı oluşumu ile çözümlenememiş,
haklar arasındaki farklılıklar giderilememiştir. 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu da, norm ve standart birliğini sağlamada yeterli olmam=
5;ş,
Kanunun 4. maddesinde işçiler için 4/a,
bağımsız çalışanlar 4/b, kamu
çalışanları 4/c gibi farklı sigorta
tanımları yapılmış, birçok açıd=
an
mevcut farklıklar korunmuştur. Türkiye İşçi
Emeklileri Derneği olarak, tek çatının gereklerinin
yerine getirilmesi için bu tür farklılıklara yer
verilmemesi gerektiği yönündeki uyarılarımız =
her
platformda gündeme getirilmiş, yeni yapılanma işç=
;i
emeklilerinin iyileştirme beklentilerini
karşılamadığından, eşit davranma ilkesine
uyulmamıştır. Sosyal güvenlikte eşitlik ilkesinin
sağlanmasında ilk adım olarak işçi emeklilerinin
yıllardır talep ettiği İntibak Kanunu'nun
çıkarılması gerekirdi. Bugünkü gelir ve
aylıkların yetersizliğini kabul edenler, çöz&uum=
l;m
konusunda aynı duyarlılığı göstermemektedirle=
r.
İşçi emeklilerinin gelir ve aylıkları günde=
me
geldiğinde, kaynak sorunu karşımıza
çıkmaktadır. Bu yaklaşım,
haksızlıkların ve eşitsizliklerin artarak sürmesini
sağlamaktadır.
&Cce=
dil;ağdaş
refah toplumların başta gelen özelliği tüm
yurttaşlarına sosyal güvenlik haklarını etkin sa=
287;lamasıdır.
Anayasal hak olarak belirlenen sosyal güvenlik, bugüne kadar yete=
rli
kapsam, hizmet boyutu ve etkinliğine
kavuşturulamamıştır. Bu tür yetersizlikler ve
eşit olmayan uygulamalar yeniden değerlendirilmeli,
çözüme yönelik olarak değişikliklere gidilm=
elidir.