MIME-Version: 1.0 Content-Type: multipart/related; boundary="----=_NextPart_01CB0F9F.9033ED50" Bu belge Web Arşivi olarak da bilinen Tek Dosyalı Web Sayfasıdır. Bu iletiyi görüyorsanız tarayıcınız veya düzenleyiciniz Web Arşivi dosyalarını desteklemiyor demektir. Lütfen Windows® Internet Explorer® gibi, Web Arşivlerini destekleyen bir tarayıcı yükleyin. ------=_NextPart_01CB0F9F.9033ED50 Content-Location: file:///C:/2C4E2B51/sayi91.htm Content-Transfer-Encoding: quoted-printable Content-Type: text/html; charset="us-ascii"
SOSYAL HAKLARIN ÖNEMİ=
&Uum=
l;lkemizin
en temel sorunu olan işsizlik ve gelir yetersizliğine
çözüm getirilemediğinden, açlık ve yoksul=
luk
göstergeleri artmaktadır. 2002 itibariyle büyüyen
ekonomimiz, yeterince istihdam yaratamadığından, işsiz
sayısı artmakta ve işsizlik oranı yükselmektedir.
Resmi rakamlara göre Şubat 2010 tarihinde işsiz sayıs=
305;
3 milyon 564 bine, işsizlik oranı da yüzde 14.4'e
yükselmiştir. yaptığı
işten ötürü herhangi bir sosyal güvenlik
kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların
oranı, önceki yılın aynı dönemine göre 0=
,9
puanlık artışla % 41,7 olarak gerçekleşmişt=
ir.
Bu dönemde, geçen yılın aynı dönemine g&oum=
l;re
tarım sektöründe sosyal güvenlikten yoksun
çalışanların oranı % 83,9'dan % 85,6'ya
yükselirken, tarım dışı sektörlerde % 28,6'da=
n %
28,1'e düşmüştür.
Kayıtdışı istihdam, sosyal güvenli&=
#287;i
her yönüyle tehdit etmektedir. Devlet açısından =
prim
ve vergi kaybına neden olan kayıtdı#=
1;ı
istihdam, aynı zamanda çalışanların
yarınlarını da yok etmektedir. Kayı=
;tdışı
ile mücadelede toplumsal bir kararlılık gösterilmeli,
işverenler de bilinçlendirilmelidir.
Sosy=
al
güvenlik kapsamında gelir ve aylık alanların da insanca
yaşamaya yetecek bir gelir güvencesine sahip olmadıkları
görülmektedir. İşçi emeklisi olarak nitelenen 4/a
emeklilerinin gelir ve aylıklarında yapılmayan intibaklar
sonucunda, bu kesim haksızlığa uğramış bir gr=
up
olarak tanımlanmaktadır. İşçi emeklilerinin en t=
emel
hakkı olan intibakların en kısa sürede yapılmas=
05;
gerekmektedir. Öncelikle sosyal güvenlik kapsamında
olanların gelirleri iyileştirilmelidir. Emeklilik, sosyal
güvenliğin en temel koruma aracıdır. Bu gerçek
açısından bakıldığında, ödenmekte
olan gelir ve aylıkların insanca yaşamaya yetecek bir seviye=
ye
çıkarılması temel kural olmalıdır.
&Cce=
dil;alışanlar
açısından da sosyal güvenlik haklarına ulaş=
mada
belirlenen koşulların eleştirildiği ve gelecekte emekli=
lik
aylığına hak kazanmada zorlukların
yaşanacağı söylenmektedir. Sosyal güvenlik iyi
programlanmalı ve sık sık
değiştirilmemelidir. Bu kurala ülkemizde hiçbir
dönem uyulmamış ve sosyal güvenlik yamalı bir
bohça şeklini almıştır. Ekonomik ve sosyal zorlu=
klar
iyi analiz edilmemiş ve toplumsal mutabakat
sağlanamamıştır. Çalışma
koşullarının esnekleştiği bir süreçte,
prim gün sayısı ve yaş koşulu, emekliliğe
ulaşmayı engellemeyecek şekilde belirlenmelidir. 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununa yönelik öneriler ve yapılması gereken
değişiklikler, Sosyal Güvenlik Danışma Kurulu'nda
değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır. İş=
çi,
işveren, emekli ve devlet açısından dörtlü =
bir
dengeli yapı kurulmalıdır.
Yoks=
ullukla
mücadelede en temel araçlardan birisi de, =
ILO'nun
sosyal güvenlik normu olan ve ülkemizde uygulanmayan “aile
yardımı sigortası”dır=
. AB
ülkelerinin çoğunda yoksullukla mücadelede bu sistem
etkin olarak uygulanmaktadır. Ülkemizdeki sosyal yardımlar
dağınık ve yetersiz olduğu gibi, eşitlik
yönünden de eleştirilmektedir. Sosyal yardım ve sosyal
hizmetler, aile yardımı sigortası kapsamına
alınmalı, yardım yapılması gereken bireyler ve ail=
eler
belirlenerek, ödemeler bu şekilde yapılmalıdır. Bu
işleyiş, bir sigorta sistemi gibi yönetilmeli ve yoksullukla
mücadele bu şekilde olmalıdır.