MIME-Version: 1.0 Content-Type: multipart/related; boundary="----=_NextPart_01CAA9A6.AFC0BDB0" Bu belge Web Arşivi olarak da bilinen Tek Dosyalı Web Sayfasıdır. Bu iletiyi görüyorsanız tarayıcınız veya düzenleyiciniz Web Arşivi dosyalarını desteklemiyor demektir. Lütfen Windows® Internet Explorer® gibi, Web Arşivlerini destekleyen bir tarayıcı yükleyin. ------=_NextPart_01CAA9A6.AFC0BDB0 Content-Location: file:///C:/2CCBBD8B/sayi87sosguvenlikteesitlik.htm Content-Transfer-Encoding: quoted-printable Content-Type: text/html; charset="us-ascii"
SOSYAL GÜVENLİKTE
EŞİTLİK
Her
ülkenin kendi anayasası ve kanunları hukuk işleyiş=
ini
şekillendirmektedir. Ülkemiz açısından
bakıldığında, uluslararası temel belgeleri
büyük çoğunlukla onayan ülkelerin başı=
nda
gelmekteyiz. Sosyal güvenlikte uluslararası temel belgelerden bir=
isi
olan ILO'nun 102 sayılı
Sözleşmesi, norm ve standart birliğini temel almaktadır.
Türkiye, 102 sayılı ILO Sözleşmesini 1971
yılında TBMM'de kabul etmiştir. Sosyal güvenlik
mevzuatımız incelendiğinde, birçok yönden ILO
sözleşmesinden yararlandığımız söylenebi=
lir.
Hiçbir ülke, uluslararası sözleşmelerini bir
bütün olarak kendi mevzuatına yansıtmamaktadır.
Ülkelerin ekonomik ve sosyal durumu, çalışma
koşulları temel kriter olarak
değerlendirildiğinden, sosyal güvenlik uygulamalarında
ülkeden ülkeye farklılıklar bulunmaktadır.
T&uu=
ml;rkiye'nin,
soysal güvenlik uygulamasında 50 yıllık bir
geçmişi bulunmaktadır. Mevzuatımızın
dağınıklığı, en temel sorun olarak
görülmektedir. Çalışma süreleri ve prim
gün sayıları aynı olan işçi ve memur emekli=
leri
arasında eşitsizlikler birer haksızlık örneği
olarak gündemde kalmıştır. Bunların ortadan
kaldırılması ve sosyal güvenlikte eşitliğin
sağlanması için tek çatı olarak nitelendirilen
sosyal güvenlik kuruluşları aynı çatı
altında toplanmıştır. 5502 sayılı Sosyal
Güvenlik Kurumu, soysal güvenliği tek merkezden yönetme=
ye
başlamıştır.
E=
51;itliği
sağlamak açısından bu değişiklikleri olumlu
değerlendiriyoruz. 2010 yılında sağlık hizmetlerin=
de
hiç bir kurum için farklı bir uygulama
olmayacağından bir bütünlük
sağlanmıştır.
Ayn&=
#305;
değerlendirmeyi, sosyal sigorta hakları yönünden
söylememiz mümkün değildir. 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 1 Ekim 2008
itibariyle ilk defa sigortalı olacaklar için eşitlik
getirmiştir. 1 Ekim 2008 öncesi sigortalı ve emekli olanlar
için ise, kamu çalışanları ve emeklileri
açısından bir değişiklik
yapılmadığından, eleştiriler bu yönde
yükselmeye başlamıştır. Özellikle, emekli
aylıklarının artışında memur emeklilerinin 55=
10
sayılı Kanun dışında tutulması ve
Bütçe Kanunlarıyla artışlarının
belirlenmesi, tek çatı hedefine aykırı bir uygulama
olmuştur.
T&uu=
ml;rkiye
Emekliler Derneği olarak, eşitliği savunmaktayız. Nimet=
ve
külfet dengesi kurulmalı, farklılıklara son verilmelidi=
r.
Son yapılan iyileştirmelere rağmen, işçi emeklil=
erinin
intibakları yapılmadığından gelir ve
aylıkların yetersizliği bir sorun olarak gündemde
durmaktadır. Gelecekte benzer çalışmaların
yapılması için girişimlerimiz sürecektir. Sosyal
diyalogu esas alarak, emeklilerimizi mutlu edecek değişiklikleri
gündeme getirmeye çalışacağız.
Sosy=
al
güvenlik hakları, ülkelerin göstergelerinde en temel
kıstaslar olarak değerlendirilmektedir. Sigortalı
çalıştırma, gelir ve aylığa hak kazanma
güvencesini sağlayan ülkeler, kendi insanını mutlu
etmekte ve refah içerisinde yaşatmaktadır.
Kayıdışı istihdam ile mücadele, en
önemli gündemimiz olmalıdır. Sigortasız
çalıştırma bir insanlık suçudur. Bunu
önlemek de devletin temel görevleri arasındadır. Bu
tür çalıştırmalardan hem çalışa=
n,
hem biz emekliler, hem de devlet zarar görmektedir.
Sosy=
al
güvenlik haklarına ulaşmada 5510 sayılı Kanunla
belirlenen koşulların yeniden gözden geçirilmesi,
özellikle prim gün sayılarının yeniden
değerlendirilmesi, kayıtdışı<=
/span>
ile mücadelede de büyük bir katkı sağlayacaktı=
;r.