MIME-Version: 1.0 Content-Type: multipart/related; boundary="----=_NextPart_01C9EF58.DF175AA0" Bu belge Web Arşivi olarak da bilinen Tek Dosyalı Web Sayfasıdır. Bu iletiyi görüyorsanız tarayıcınız veya düzenleyiciniz Web Arşivi dosyalarını desteklemiyor demektir. Lütfen Windows® Internet Explorer® gibi, Web Arşivlerini destekleyen bir tarayıcı yükleyin. ------=_NextPart_01C9EF58.DF175AA0 Content-Location: file:///C:/1D323914/ekonomikpaket.htm Content-Transfer-Encoding: quoted-printable Content-Type: text/html; charset="us-ascii"
EKONOMİK PAKET VE
EMEKLİNİN DURUMU
49 i=
lin sosyo-ekonomik yapısına
bakıldığında, yatırım yapılmak bir yana =
var
olan kamu kuruluşlarının özelleştirildiği ve
işsiz kalanların sayısının arttığı =
da
bir gerçek. Yatırım ve istihdam konusunda, bu bölgele=
rde
devletin düzenleyici bir rol alması gerekir.
Her
ülkede teşvik sistemi var. Yatırım yapanların
desteklenmesi ve bölgelerarası farklılıkların
giderilmesi için çok iyi analizlerin yapılması gere=
kir.
Belirtmek istediğim, gelişmemiş ve milli geliri
artmamış bölgelere yönelik farklı uygulamaları=
;n
getirilmesidir. Bu bölgelere, özel sektörün gitmedi=
7;i
bir dönemde, kamunun yatırım yapması benimsenmelidir. Bu
yatırımlar,
istihdamı artıracağı gibi, hem de
göçü önleyecektir. Hükümetin bu
gerçeği görmesi, planını, programını b=
una
göre yapması gerekir.
Ekon=
omik kriz
ortamında emeklilerin durumlarına yönelik olarak hiç =
bir
aracın devreye girmemesini, önemli bir eksiklik olarak
değerlendiriyoruz. AB ülkelerine bakıldığında,
gelir yetersizliği durumlarında “aile yardımı
sigortası” ile gerekli olan destekler yapılmaktadır. G=
elir
ve aylıkların yüzde 80'ini açlık, tamamı ise
yoksulluk sınırının altındadır. Bu konuda,
hiç bir çabanın olmaması ve teşvik kapsamı=
;nda
değerlendirilmemesi, kriz ortamında yaşayan emekli, dul ve
yetimlerine yönelik bir ilgilisizliktir.
H&uu=
ml;kümetin
açıklamalarında, hiç bir kesimin enflasyona
ezdirilmediği sık sık
vurgulanmaktadır. 2006 ve 2008 yıllarında Bütçe
Kanunlarındaki hükümlerde eksik yorum yapılarak
işçi emeklilerinin alması gereken enflasyon farkları =
tam
olarak uygulanmadı. Bu konu, idari yoldan
çözümlenmediğinden, konu yargıya
taşındı ve dava açılan mahkeme işçi
emeklilerinin enflasyon farkı alacağı yönünde karar
verdi.
4447
sayılı Kanun, Bütçe kanunları ve 5510
sayılı Kanun felsefe olarak emekliyi koruyan ve ekonomik
durumlarında iyileştirme yapan bir sistemi
öngörmediğinden, bugünkü mağduriyetler
yaşanmaktadır. İşçi emeklilerinin
çalıştıkları dönemlerde en çok primi=
ve
vergiyi vermelerine karşın, aylık ve gelirleri aynı
paralelde hesaplanmamaktadır. Bu duruma gelinmesinde, 2000 öncesi
dönemlerde uygulanmayan intibakların ve 2000 sonrası
süreçte de enflasyona endeksli bir sistemin getirilmesi ve eksik
uygulanması belirleyici oldu.
H&uu=
ml;kümetler,
emeklinin talepleri ve özellikle de intibak konusu gündeme
geldiğinde, ilgisizliklerle karşılaşmaktayız.
Yapılan görüşmelerde, emeklinin gelir ve
aylıklarının yetersizliği kabul edilmektedir.
Çözüme sıra geldiğinde, kaynak konusu engel olar=
ak
karşımıza çıkarılmaktadır. Bu konuda
inandırıcı olunmamakta ve Bütçelerin en
büyük gider kalemi faiz olmaktadır. Faizi alanların
sayısı ile belli kesimlerin ülkenin kaymağını
yedikleri görülmektedir. Sıra işçi emeklisine
gelindiğinde, kaynak yok gibi inandırıcı olmayan gerek&=
ccedil;elerle
taleplerimiz ertelenmektedir.
2007
seçimleri öncesinde TBMM, intibak ile ilgili Kanun
Tasarısını oy birliği ile görüşülme=
si
yönünde karar vermesine rağmen, o gün, bugün ses y=
ok.
Artık, emekli oyalanmaktan yoruldu. Hükümetin, emeklinin
haklı talebine cevap vermesi ve insanca yaşamaya yetecek bir gelir
ödenmesi konusunda adımları atması gerekir. Bu
yönüyle, kriz ile ilgili mücadelede emeklinin de yer
almasını bekliyoruz.